10 Eylül 2017 Pazar

Mekan Önerisi : Cumbalı Kahve


Bayram gezilerimizin birinde yolumuz Balat'a düştü bir kahve ihtiyacıyla :)
İnstagramda takip ettiğim bir sayfada Balat önerileri vardı nereye gitsek diye düşünürken tavsiyelerinin arasında burayı gördüm, tam da burada fotoğraf paylamıştı renkleri ortam bi sıcak geldi ekrandan. Buraya gidelim dedik açtık haritadan yerini bulduk gerçi çokta zor bir yerde değilmiş tesadüfen olduğumuz yere bayaa yakın bir mesafedeydi :)

Gittiğimizde bizi tüm yorgunluğuna rağmen sıcak bir karşılamayla kafenin sahibi karşıladı. Menü vermeye bile gerek duymadan anladı neye ihtiyacımız olduğunu :) Keyifli ortamı, huzurlu gürültüsüz ve lezzetli kahvesiyle CUMBALI KAHVE BALAT burası :)

Türk kahvesi tercih ettik biz onun haricinde tatlı, latte, filtre kahve bunlarıda bulabilirsiniz tabi.
Yolunuzu birgün mutlaka Balat'a ve buraya çevirin derim seveceksiniz :)
Elimde kahve bir pazar miskinliği yaparken sizide burayla tanıştırayım dedim.

O kadar çok yazmak istediğim şey var ki belki bir ara kendimi toparladığımda yazarım. Yine eskisi gibi aktif olup burayla paylaşırım içimin ağrısını hafiflerim belki yazarak.

Sevgiler!

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.
Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.
                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 
                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Nisan 2017 Perşembe

Dost diye-bilmek

Tam bir kötü gün dostuyum ben.
Hatta bu konuda okadar iyiyim ki iyi günlerinde hiç aramaz dostlarım..
Üzüntülerinde, hatalarında hiç sorgulamadan yargılamadan yanlarında olurum çünkü.
Sadece ararlar veya tek bir mesajla ihtiyacım var / canım sıkkın yeterlidir gider yanlarında olurum çünkü.
Ama dedim ya kötü gün dostuyum.
İyi günlerinde, mutluluklarında ilk paylaştıkları insan ben olmam genelde :)
Çünkü insanlar böyledir;
Kötüyken kötüdürler
Mutluyken mutlu yaşarlar
İnsanlar mutluyken kimseyi arama paylaşma ihtiyacı duymazlar çünkü.

Ama yalnızlık öyle değildir
Paylaşılmak ister, azalmak ister
Başkalarında güç bulmak ister kendinde aradığını bulamayınca.

10 Nisan 2017 Pazartesi

D vitamini eksikligi

Günümüzün en popüler hastalığı oldu sanırım bu D vitamini eksikliği. Çevremde gördüğüm her 5 kişiden 3de bu hastalık var neredeyse.
Anemiden sonra bir de d vitamini eksikliği başladı bu naciz bünyemde.
Benim için en büyük belirtisi saç dökülmesiydi. Son zamanlarda aşırı saçım dökülmeye başlamıştı sebebi düzleştirici vs zannetmiştim ama bu vitaminin eksikliğinden kaynaklanıyormuş.
Sizde de aşağıda ki belirtiler varsa hastaneye gidip detaylı bir d vitamini tahlili yaptırın.

Belirtileri;
Depresyon: D vitamini eksikliğinde görülen depresyon çok şiddetli olmayabilir ve daha çok kendinizi "nedensiz olarak hüzünlü hissetmeniz olarak" tanımlanabilir. Bunun nedeni, beyinde üretilen ve ruh halinin düzenlenmesinde kullanılan serotonin seviyesinin D vitamini eksikliğine bağlı olarak düşmesidir. Ağır bir depresyon hali yaşanacak demek değildir kendinizi huzursuz hissetmek aniden gelen morel bozukluğu,motivasyon düşüklüğü,isteksizlik vs kendinizi uzun vadede mutsuz ve yorgun hissetme hali.

Kasların Zayıflaması: D vitamini eksikliği vücudumuzdaki kas dokusunun büyük bölümünü oluşturan ve iskelet kasları olarak adlandırılan kasların zayıflamasına yol açabilir.

Kemik Ağrıları: Özellikle güneşin kendini fazla göstermediği kış aylarında D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik ağrısı görülme riski artar. Bu kemik ağrıları eklem ağrılarından farklı olarak tüm vücut genelinde hissedilebilir ve ağrılara halsizlik eşlik edebilir.

Eğer kansızlıkla beraber vitamin eksikliği de varsa aşırı halsiz, yorgun kısaca atalet sarıyor her yanınızı. Eylemsizlik, hareketsizlik hali.

Öyle ki bu vitamin eksikliği diğer vitaminler gibi yiyecekten biraz portakal biraz baklagil yiyeyim vs diyerek alınmıyor. Büyük kısmını güneşten alabiliyoruz.

Güneş ışığında 10-15 dk güneşlenmek gerekiyor. Avuç içi, kol bacak ve alın bölgesi özellikle.
Çoğumuz ben dahil kapalı alanlarda çalıştığımız için güneşe pek fazla çıkamıyoruz. Kışın zaten göremiyoruz sonrasında havaların geç aydınlanması felan derken biz yine güneşsiz kalıyoruz.
Yavaş yavaş havalar düzene girmeye başladı da biraz daha aydınlık ve güneşli günler görebileceğiz sonunda :)
En azından sabah işe giderken akşam eve dönerken iş çıkışı dışardayken. Belki öğlen molalarınızda yemekten sonra güneş alan bir bölge de 10-15 dk güneşlenebilirsiniz.

Doktora gittiğinizde o size illa ki takviye verecektir takviye için. Bunun yanında balık özellikle somon (birazpahalıama), yumurtanın sarısını tüketmeye özen gösterinç

Kansızlık içinde yine yumurta, kırmızı et, koyu yeşil yapraklı yeşillikler, çekirdekli kırmızı üzüm ve yeşil mercimek tüketmeye özen gösterin ama demir eksikliği varsa yanında süt ve yoğurt yemeyin daha sonrasında tüketebilirsiniz vitaminlerinin kaybolmaması için.
Ayrıca siyah çayı çok fazla tüketiyorsanız kesinlikle azaltmanız lazım ve yemekle beraber tüketmeyin yemeklerden 1 saat sonra ideal. Tabi bide şekersiz olsun :)

Sağlıkla kalın..

11 Ocak 2017 Çarşamba

denebunu.com


Bu ay bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım denebunu.com un Aralık kutusuna kavuştum. İlk tanışmamız oldu kendisiyle :)
Tek yapmanız gereken siteye girip üye olmak daha sonrasında size uygun kutu seçeneğiniz oluyor onun içinde tek yapmanız gereken kutuyu gönder demeniz bu kadar basit ve kolay.
Ürünler geldikten sonra size düşen deneyip yorumlamak :)

Bakalım Ocak ayı kutumuzda neler olacak beklemedeyim..

4 Ocak 2017 Çarşamba

Ne izledim?


Geçen akşam arkadaşlarla sinemaya gitmek için plan yaptık fragmanlarını görüp gitmeye daha önceden karar verdiğimiz Dönerse Senindir filmine gidelim dedik ama malesef biz filmi beğenmedik çok yavaş ilerliyor izleyiciyi sıkıyo bir süre sonra. Güzel başladı ara ara hareket kattığı yerler oldu ama genelinde vasattı tabii bizce :)
Filmin en sevimli yanı tabi ki Murat Boz'du :)
Daha önceden izleyen başka bir arkadaş begenmiş mesela filmi siz film gününüzde degildiniz belki de dedi bilemedim.

Biz daha filmdeyken Görümce'ye gitseydik keşke felan dedik o daha eğlencelidir diye neyse sırada ki film o olsun diyelim.






Bir de bi önceki yazımda bahsettiğim She Was Pretty var bugün onunda final bölümünü bitirdim 16 bölümdü. Çok tatlış bir diziydi severek izledim günde 2 bölüm felan izlediğimde oldu hatta.
İzlediğim ilk Kore dizisiydi gayet sevimliymi sanırım bundan sonrası için kendime başka Kore dizileri bulmam gerekiyor :)
Seviyor Sevmiyor la karşılaştırıldığında daha hızlı gelişti olaylar tabi 16bölüm olduğu için bide bazı yerlerde senaryoda bayaa değişiklikler olmuş tabi dizinin tamamını izleyince gördüm oda bizimkinin uzun soluklu olmasından dolayı.
Mutlu sonla biten güzel bi diziydi bakalım bizimkiler nasıl ilerliycek.

Neyse sonuçta iki versiyonda güzel :)


Sevgiler!

28 Aralık 2016 Çarşamba

Bir dizi * Seviyor Sevmiyor


 Minnak yigeniminde dedigi gibi 'halaa seviyor sevmiyor mu o :)'

Benim minnak dizim Pazar gunlerimin eglencesii tabi gec saatte bittigi icin Pazartesimin uykusuzlugu ama olsun :)

Yaz dizisi olarak basladı fragmanını gördugumde sevicegimi anlamıstım :)

Hikayesi degisik gelmisti güncel dizilere bakarak ilgimi cekti.

Çocukluk arkadası olan Yiğit ve Deniz`in hikayesi. Yiğit 15 yıl sonra Türkiye ye gelir ve Denize mail atar hikaye burdan itibaren başlar. 
Ama bu dizide en sevdiğim şey kesinlikle Zeynep Çamcı yani Deniz :)
Kendisini zaten öncesinde de severdim ama bu dizide bambaska bisey olmus ya mimikleri oyunculugu o kadar tatlı ki onu izlerken çok fazla gülüyorum.
Aslında şu yakın arkadas diye gecinen İrem haric sanırım hepsini seviyorum :)


Dizi bir Kore yapımından alıntı She was pretty isimli...
Orjinal afişi yanda ki gibi.

Bu ara Kore versiyonunu da izlemeye başladım dizinin en az bizim ki kadar sevimli :)
Hele konuşmaları :)

Tabi onlar 16 bölümlük felan çekmişler diziyi bizimkiler uzattıkları için bazen bazı yerlerde sıkabiliyor seyircileri ama sonradan toparlanıyo tekrar.

Birde bencee bizim başrölümüz daha tatlııı :)

Neyse genel olarak böyle seveceğiniz bir dizi sevimli romantik komedi arada duygusala bağlayan :) İzlemek isteyenler için Pazar günleri Atv de :)